Santral’de bir pazar günü…

 

Duydum ki Santralİstanbul’da Coca Cola sergisi varmış. Hem pazarlama hem de tasarım harikası olduğuna inanırım. Tek taşla iki kuş vurmak için planımızı Pazar günü gerçekleştirmeye karar verdik. Kiminle mi? Tabii ki benim her türlü aktiviteye uyan ve ayrıca yaratıcı aktiviteler bulan arkadaşım Mira Maggot ile:)

Nerede kalmıştık? Tamam vurduğumuz diğer kuşta… Pazar günleri Tamirane’de 15:00-17:00 arası canlı canlı caz dinleyebilirsiniz. Biz de bu sayede çok keyifli bir pazar geçirmiş olduk. Ortam çok sıcak, müzik güzel, dinleyici kaliteli. Gerçekten müzik dinlemeye gelmiş ve her parçadan alkışlayan bir kitle. Sanırım buna hasret kalmışım. Ufak bir parantez açacağım. Geçtiğimiz haftalarda Birsen Tezer dinlemeye gittim. Biraz arkalarda kaldığım için bira şişelerinin bir yerlere atılma sesi, barmenlerin bağırış çağırış ve bazı gençlerin müziği umursamadan arkalarını dönüp yükse sesle konuşmalarından biraz rahatsız oldum. Bilet alıp geldiğin bir müziği niye dinlemezsin?! Neyse bir daha gidersem en önde durmalı. Ya da daha güzeli Birsen Tezer Tamirane’de çıksın:)

Coca Cola sergisine gelince… Bu kıpkırmızı “Mutluluk Yolculuğu” sergi iki bölümden oluşuyor. 1. bölümde markanın 125 yıllık tarihi Atlanta’daki müzeden getirilen parçalar sergileniyor. Uzay için tasarlanan ilk içecek makinesi, ilk promosyon ürünleri, orjinal yağlı boyalar ile Melis Kori’nin 170 parçalık koleksiyonu gibi.

 

 

2. bölümde ise ayrı bir odacıkta video gösterisi var. Çok eğlenceli… Sergi 21 Aralık’a kadar haberiniz olsun.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Uncategorized içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Bloggers & Designers 2

Building Galata’nın düzenlediği Bloggers & Designers projesinin 2.si düzenlendi. Proje şöyle;

Çekiliş yöntemi ile bir blog yazarı ile bir tasarımcı eşleşiyor. Ve tasarımcı özel bir tasarım yapıyor. Benim blog yazarım Alara Kap, blogu da www.etrangersinsights.blogspot.com . Kendine has, çok hoş bir stili var. Alara için tasarım yapmak çok heyecan verici idi.

Alara Amerika’da yaşıyor. O nedenle kendisiyle henüz yüzyüze gelemedik. Ama şapkası hazır. Güle güle kullan:)

Teşekkürler Building…

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

 

Uncategorized içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Hanım Hanıma Birgün:))

 

 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Tuhaf birşeydir şu yeni yıl heyecanı. Çocuk gibi hala heyecanlanırım. Heryer ışıl ışıl, heryer kırmızı yeşil… Çocukken hediye fuarına gider bir sürü hediye almaya bayılırdım. Çok daha çocukken de okulda açılan kermesler dört gözle beklenirdi. İşte yıllar sonra yine bir kermesteyim. Mira Maggot ‘un önerisiyle International Women of İstanbul (IWI) tarafından düzenlenen bu cıvıl cıvıl Noel pazarına gittik.

Nefis Hollanda Waffellar…

Herçeşit malzemeden noel babalar…

Nahıl’dan pek yaratıcı keçe aksesuarlar…

Duygu Faga’nın seramikleri ve bayıldığım kozalak baykuşları…

Bereket için tabii ki çeşit çeşit nar ve Herşey Aşk’tan’ın lokumları…

Bu kanaviçe yastıklar çok eğlenceli.

Çok gezdik, çok yorulduk ve de acıktık. Ticket’larımızı alıp yemek standlarını gezmeye başladık. Gözümüze somon ekmekler pekbir hoş geldi. Üstüne de belçika çikolatalı waffle:)

Günden komik manzara; masa süslerini gizli gizli çantasına hatta çuvalına atan hanımefendinin nihayetinde yakalanması… 🙂

İYİ SENELER…:)

 

 

 

Uncategorized içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Dawanda’da Whats in my hat Online Shop açıldı

Dawanda’da Smilla Brav’a komşu online butik açtım:) Dawanda’yı bir ziyaret edin derim; zira yok yok. Bayağı geniş bir skalası olan bir alışveriş sitesi. Özelliği ürünlerin elişi olması. Komşum Smilla Brav da aksesuar tasarımcısı. Farklılık arayışındaysanız mutlaka görün.
Dawanda Noel için ayrı bir koleksiyon topladı. Seçilen ürünler arasında oylama yapılıyor. Oylama da “Kalp” yoluyla… Begendiğiniz tasarıma kalp veriyorsunuz. Benim noel şapkalarım da kalplerinizi bekliyor:)
Buyrun…
http://de.dawanda.com/shop/whatsinmyhat

Uncategorized içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Bu kış benim de “Fascinator-Kokteyl Şapka”m olsun…

This gallery contains 20 photos.

Uzun bir üretim sürecinden sonra 2011/2012 Kış Şapkalarım karşınızda…

Galeri | , ile etiketlendi | 5 Yorum

Bağbozumu…

Akmerkez Pop-up Store yeni konsept “Harvest Grape-Bağbozumu” açıldı. Mağaza dekoru çok etkileyici… Alışveriş yapmak bir yana insanın bir kadeh şarap sorası geliyor.

İşte benim “Bağbozumu Şapkalarım”…

 

 

 

Uncategorized içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Biraz da beyleri düşünmek lazım…

Bu yaz beyler için de şapkalarım oldu. Bakalım beğenecek misiniz? Sizi beyefendilerle tanıştırayım.

Murat Evgin’e özel…

Özel beyler için özel tasarımlar…

Uncategorized içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | 2 Yorum

Beğenmez misiniz?

“Whats in my hat?” sayfası Facebook’ta…

Uncategorized içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Yaz Şapkalarım…

Hasır ağırlıklı, bol çiçekli böcekli bir koleksiyon oldu. Akmerkez Pop-up Store “Beach” te ikamet ediyorlar. Bu yaz şapkasız geçmemeli.

 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Uncategorized içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | 2 Yorum

Akdeniz’e Teknik Yolculuk…

En son Bebek Şenliği’nde kalmışız. Yoğun bir haftasonuydu. İstanbul’a nihayet yaz geldi. Trafik delirtmedi değil ama Bebek’te olmak güzel.

Güzel bir yolculuğu hakettim:) Bahar, Ayhan ve 34 İTÜ öğrencisinin peşine takıldım. Antalya’dan Antakya’ya 10 günlük bir yolculuk. Ekip çok eğlenceli, program dopdolu; hem deniz tatili hem kültür gezisi; hava da henüz bunaltacak derecede değil. Daha ne isterim ki?

Duraklarımız; Antalya, Alanya, Side, Anamur, Silifke, Tarsus, Adana, Antakya, İskenderun.

Antalya’da Kaleiçi keyifli bir yer. Saklıkent’te piknik mola vermek için mantıklı. Ama Köprülü Kanyon’un doğası ve yaprağa sarılmış alabalık anlatılmaz yaşanır. Rafting yapmadım ama bizim ekibi fotoğrafladım. Bakalım beğenecek misiniz?

En çok görmeyi istediğim yer Antakya idi. Ama oraya gidene kadar gördüklerim beni hem şaşırttı hem etkiledi. Alanya’nın bu kadar sempatik olduğunu bilmiyordum mesela. Side’de antik kentin bu kadar iç içe olduğuna da şaşırdım. Alanya Kalesi, Dim Mağarası ve Anamur Mamure Kalesi görülmeye değer. Aspendosu saymıyorum bile. Kapısında duran 3 devenin fotoğrafını çekmek istiyorsanız yalnız 5 TL. ödemek zorundasınız. Zira başında nöbetçi. Çok stresli bir iş. Çaktırmadan bir iki kare alabildim:)

Silifke ve Tarsus’u biraz içine kapanık buldum. Ama Silifke Toslaklar Koyu yorucu bir günün ardından iyi geldi. Denizden sonra tıpkı ateş yakmak da pek bir nostaljik oldu. Tamam itiraf ediyorum; deniz, ateş, gitar ve Akdeniz; tabii ki “Akdeniz Akşamları” da mırıldanıldı:)

Mersin’e yolunuz düşerse mutlaka Kız Kalesine gidin. Oradan denize girmek de daha keyifli. Mersin demişken cezerye ile aram yok ama tantuni yedik tabi…

Gezdiğimiz müzenin haddi hesabı yok. Müze kart kesinlikle faydalı bir icat:)

Biraz karışık anlatıyorum ama o kadar çok şey var ki aklımda… Antalya’da güzel bir sohbet eşliğinde falezlerin üzerinde Alara Restoran’da yediğimiz yemeği, Alanya Kalesi’ne çıkarken o muhteşem manzaraya karşı ettiğimiz kahvaltıyı, Antakya Anadolu ve yine Antakya’da şelalelerin tepesinde Kervan Restoran’da içtiğimiz rakıyı unutamam.

Samandağı Titus Tüneli’nde kendinizi karınca gibi hissediyorsunuz. Mersin Cennet Cehennem çökükleri çok etkileyici. Cehennem Çöküğü neyse de Cennet’e inmek için yürek ister. İnenler oldu ama ben onlardan değilim:)

Adana kebap, Mersin Tantuni, Mamul kurabiye, Antakya humus, oruk, künefe… Evet biraz yedik napalım bu sefer de böyle olsun:) Bu arada künefeyi yemekten önce yedik, hakkını verebilmek için.

Bir de kendime meşhur Hatay ipeğinden fular almadan da edemedim.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Uncategorized içinde yayınlandı | , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın