Paylaşmak istediğim şeyler var…

Biraz pop, biraz hippy, biraz reggae…

Uncategorized içinde yayınlandı | Tagged , , , | Yorum bırakın

El yapımı tasarımın yeri bir başka…

Şapka dışında aksesuar da kullanıyorum tabii ki:) Yüzük, kolye, küpe, broş… Ama bence bu yazın vazgeçilmezi rengarenk ve booool bol bileklik.

Sevgili arkadaşım Ebru Gülsel’in Smilla Brav markası için bir çekim yaptık. Cıvıl cıvıl kolyeler, bileklikler… Hepsi de el yapımı. Biraz 68 kuşağı havası yok mu sizce de?

Bu güzelliklere dawanda.com adresinden ulaşabilir, yenileri Smilla Brav’ın Facebook sayfasından takip edebilirsiniz.

Bu arada çekimde bir de misafirimiz var. Ebru’nun şeker kızı, adaşım Zeynep:)

Uncategorized içinde yayınlandı | Yorum bırakın

“Zeynep” Ege’de…

Geçtiğimiz ay Çeşme’de kısacık bir tatil yaptım. Henüz sezon açılmamıştı. Ne çok kalabalık ne de çok boş… Fırsattan istifade Alaçatı butiklerini gezdim. Daha rafine olabilirmiş gibi geldi. Eminönü, Hint, Çin havası fazla geldi. Ama bunun yanında “tasarım” işler de var tabii ki. İşte İpekçe Türkbükü de öyle bir butik. Asıl butik Bodrum Türkbükü’nde, Çeşme Alaçatı da şubesi var. Özellikle hasır çantalar, portföyleri ve takılar çok şık. Bir ruhu var sanki.

Bu yaz özel bir koleksiyonla benim şapkalarım da İpekçe Türkbükü ve Alaçatı’da. Yolunuz düşer de uğrasanız ne güzel olur:)

 

 

Uncategorized içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Yaz ne güzel…

Yaz bende Bebek Şenliği ile başlar. Yeni şapkalarımı ilk kez Bebek’te idi. Ziyaret eden herkese teşekkür ederim.  Çok yorucu ama yine çok eğlenceli geçti. Sosyal medyadan raslamışsınızdır belki organizasyondaki olumsuzluklara. Umarım önümüzdeki sene düzelir. Tasarımcıya destekçi, tasarım ağırlıklı bir Bebek Şenliği’miz olur.

İşte yaz şapkalarım…

 

Uncategorized içinde yayınlandı | Tagged , | Yorum bırakın

“Ayçiçeği bir anlamda benim sayılır”

Bu resimlerin sınırları yok. Sonsuza gidiyor; hepimizi içine alıyor. Benim için güzel… Rengarenk bir dünya…

 

Abdi İbrahim’in 100. kuruluş yıldönümü şerefine getirdiği Van Gogh Alive Sergisi’ne nihayet gidebildim. 15 Mayıs’a kadar Antrepo 3’de gezilebilecek. Ekim’de de Ankara’da olacak.

Hem olumlu hem olumsuz eleştiriler duyarak gittim. Kimi anlatımı dinamik bulurken kimi “tam bir hayal kırıklığı” yaşadığını söylüyor. Ben 1. gruba dahilim. Dinamik, yaratıcı bir sunum. Mekan da verimli kullanılmış. Hiçbirşeyi kaçırma imkanı yok. Dolayısıyla yığılma da olmuyor. tadını çıkarıyorsun.

Van Gogh tablolarından alınmış 3000’den fazla kesit 40 adet projeksiyonla hareketli bir şekilde yere, duvarlara, kolonlara yansıtılıyor. Nerede durduğunuz önemli değil. Durduğunuz yerden bir tablonun farklı bölümlerini ressamın ağzından metinler ve hoş bir müzik eşliğinde izleyebiliyorsunuz. Size çokça o metinlerin fotoğrafını çektim. Bir de durduğum açıdan genel bir görüntü. Bence Van Gogh’un sade tarzına uygun bir sunum olmuş. Yere oturup dev görüntülerin arasında gerçekten resmin içindeymiş gibi hissediyorsun.

Uncategorized içinde yayınlandı | Tagged , , | Yorum bırakın

“Aşk Bakkalı”…

Bazı aylar vardır birşeyleri temsil eder. Pek çok polimik yapılsa da Şubat ayı “Aşk”tır. Bu bir dayatma da olabilir, özentilik de. Ne olursa olsun Ocak ayının sonlarına dogru kıpırdanmalar ve tabii beklentiler başlar. Çoğunluk Sevgililer Günü’nün ticari bir tuzak olduğu inancında kimisi de romantik olduğu… Bu durumda ben de kolları sıvadım ve kırmızı kalpli 7 parçalık “Love-ly” koleksiyonumu hazırladım. Bu aşk dolu şapkalar Akbatı AVM Bahçeşehir “Aşk Bakkalı”nda…

Uncategorized içinde yayınlandı | Tagged , , , , , , , | Yorum bırakın

“Bana şapka yakışmaz” demeyin. Çok ayıp…

Şapkanın tarihi çok eskilere dayanıyor. İnsanlar kafalarını sıcak tutmak veya dışarıdan gelebilecek etkilere karşı korunmak için şapka takmaya başlamış. Zamanla şapkaya bakış açısı değişmiş. Modanın bir parçası olmuş hatta bazen statü sembolü olmuş. Bugün şapka adına çok yaratıcı işler yapılıyor.

Karşılaştığım pek çok insan “Şapkayı çok severim ama bana yakışmaz.” der. Maalesef Türkiye’de tasarım bile yeni yeni fark edilmeye başladı. Henüz sıra şapkaya gelmedi. O nedenle seçenek çok fazla değil. Ama kabul etmek gerekir; ilerleme var. Aslında herkese göre şapkalar var. Benim de yapmaya çalıştığım seçenekleri arttırmak.

Öncelikle bilmeniz gereken: şapka iki bölümden oluşur. Tepe kısmı ve etek yani kenar kısmı. Fiziksel özelliklerimize uygun olarak bu kriterler üzerinden modellerimize karar vereceğiz.

Bana hangi şapka yakışır?

 Hangi şapka olursa olsun kafanıza oturması, iyi hissettirmesi gerekir. Kimse kafasından düşecekmiş gibi hissettiği bir şapkayı takmak istemez. Bu dikkat edilmesi gereken teknik bir nokta… Şapka seçiminde göz önüne alınması gereken en önemli özellik yüz şekliniz.

Yuvarlak yüzlüler:

Stil analizi yaparken amaç dengelemektir. Yuvarlak bir yüz yapınız varsa hacim kazandırmak için tepe kısmı daha köşeli ve yüksek modeller tercih etmelisiniz. Daha sivri hatlı fötrler veya asimetrik şapkalar mesela… Yüzünüze hareket vermek için şapkayı yan yatırarak kullanabilirsiniz. Etek-kenar kısmı daha geniş modeller de yüzünüzü daha dar gösterir.

 

Oval yüzlüler:

Şanslı bir grup. İstediğiniz şapkayı tercih edebilirsiniz. Vücut yapınıza, saç modelinize ve şapkayı başınıza yerleştirme şeklinize göre de seçiminizi yapabilirsiniz.

 

Kare yüzlüler:

Yuvarlak yüzlülerin tersi bir durum geçerli. Dengelemeye çalıştığımıza göre köşeli olan hatları yuvarlamanız, yumuşatmanız gerekir. Yuvarlak, feminen şapkalar sizin tarzınız. Yuvarlak yüzlerle bir ortak noktası var ki o da yüzü uzun göstermeye çalışmak. Bunun için de tepe kısmı başınıza oturmayan sivri veya yuvarlak tepeli yüksek şapkalar tercih edebilrisiniz. Sivri tepeli fötrler ya da melon şapka gibi. Melon şapka da yuvarlak haklısınız. Ama başınıza oturtmadan arkaya eğimli takarsanız dikkati şapkanın kenarlarına toplarsınız. Ya da bereyi kullandığınız gibi şapkayı da alnınıza doğru yerleştirirseniz güzel bir etki alırsınız.

 

Uzun yüzlüler:

Yüzünüzü daha kısa yani ovale yakın göstermek için tepe kısmı başınıza oturan, geniş veya biraz volanlı kenarlı şapkalar tercih etmelisiniz. “Cloche” tabir edilen çan şeklindeki şapkalar size çok uygun. Vintage modası ile geri gelen cloche’lar çok da şıklar. Yine moda olan geniş, yumuşak kenarlı “floppy” şapkaları da deneyebilirsiniz.

 

 

Şapka seçiminde etkili olan bazı yan etkenler de var. Çok Uzun boyluysanız geniş kenarlı; kısa boylu ve biraz kiloluysanız tepesi daha yüksek şapkaları tercih etmeniz gibi. Kısa-uzun, toplu-açık, düz-dalgalı saçlar bile düşündüğünüzden çok farklılık gösterebilir.

Yeni tutkum “fascinator” yani kokteyl şapkalarına gelince; işte onlar meraklısına… Çoğu şapka gibi onlar da kişiliği yansıtır; hatta belki daha fazla. Daha heykelimsi oldukları için algıları farklı. Genelde eğik kullanılan kokteyl şapkalar için şöyle bir ipucu verebilirim. Saçınızı şapkayı taktığınız yönün tersine yoğunlaştırırsanız dengeli ve şık olur. Yani pek kuralı yok. Keyfini çıkarın:)

Şapka seçmek ne kadar zormuş diyebilirsiniz; karışık gelmiş olabilir. Ama değil. Ben onu takamam demeyin hoşunuza giden her modeli deneyin. Denerken yana eğik takın, öne veya arkaya doğru takın. Biri mutlaka hoşunuza gidecektir. Şapka seçmek sabır işi ama sonuca değer.

 

Uncategorized içinde yayınlandı | Tagged , , , , , , | Yorum bırakın

Tiyatro Fotoğrafları…

Tiyatroya gitmeyi seviyorum. Tuhaf bir şekilde duygusal bir bağım olmasa bile oyun izleyeceğim için heyecanlanıyorum. Artık bazılarıyla duygusal bağım da va üstelik. Oyunu fotoğraflamadan önce metni sindirmek gerekiyor. Çünkü karşımdaki oyuncu… Karakteri yansıtmalıyız ikimiz de… Bu macera Gnlev topluluğunun ilk oyunu Yüksek Derece…

Provalardan sahneye kadar bir yolculuktu Yüksek Derece. Yazan -Yöneten Turgay Doğan… Eski postlardan hatırlarsınız. Hala sahneleniyor. Seyyar bir oyun… Hem Gnlev’i hem de Yüksek Derece’yi facebook’tan takip edebilirsiniz. Bu ay SahneHal’deler. Uyarırım çok farklı bir oyun; alıştıklarınız gibi değil.

İkinci oyunum İşte Böyle Güzelim idi. Yine arşivde mevcut. Bir okuma tiyatrosu. Malasef onu kaçırdınız (belki de kaçırmadınız). Artık sahnelenmiyor.

Son projemiz de “Tetikçi”… Çok taze bir oyun. Derin bir hikaye… Yazan-Yöneten Ebru Nihan Celkan… Bulutiyatronun ilk oyunu “Tetikçi”. Facebook’tan takip edebilirsiniz. İkinci Kat’da sahneleniyor. Hem metin hem oyunculuklar etkileyici…

Uncategorized içinde yayınlandı | Tagged , , , | Yorum bırakın

Hoş Sürprizler…

Beklemedigin anda yaptığın tasarımın karşına çıkması çok hoş bir sürprizdir.

Şapkamla bir gazetenin ekinde karşılaşmam gibi… Yeniden…🙂

Ya da televizyonda…

 

Uncategorized içinde yayınlandı | Tagged , | Yorum bırakın

Şapkalarım Building Galata’da….

Hem fötr hem de kokteyl şapkalarım Building Galata’da… Şık bir yılbaşı hediyesi olabilir. İşte birkaç örnek…

Uncategorized içinde yayınlandı | Tagged , , | Yorum bırakın